1 Nisan 2012 Pazar

EĞER


Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;
Hastayken yatağa girer dinlenirdim.
Ben o...lmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..
Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..
Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda ona engel olmazdım.
Yerler leke olacak diye korkmazdım.
Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.
Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım.
Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim.
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum.
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.
Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım.
Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim.
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..
Dikkatle bak.
Gerçekten gör.
Yaşa.
Vazgeçme.
Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç.
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi.
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım.
Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için Allah’a şükredin.
Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor.
Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz

Ekleyen: Panayot Edvırt Yorgiadis

15 Temmuz 2010 Perşembe

YAŞAM DÖNGÜSÜ

Duyduğumda inanılmaz geldi bana kadavralar işlenerek sergilenmiş.

Tabi çok büyük bir emek var,ilk 1978 de düşünülmüş ve uygulamaya geçmişler.

Vucutlar gönüllü insanların; öldüklerinde bir çok işlemlerden geçiriliyor.

Daha doğrusu kadavralar ''plastinasyon'' yöntemi ile sergiye hazırlanmış.

http://http//www.bodyworlds-istanbul.com/ daha geniş bilgi için.

Serginin sonunda video odasında bu işlemler anlatılıyor.

İlk önce ceninlerin sergisi ile başlıyor devamında organlar tek tek serglenmiş kalp. akciger,dolaşım sistemi vs.

Babam geçen sene aort damar ameliyatı geçirmişti ve çok riskliydi kurtulması mucizeydi , plastik damar takılmıştı.

Sergide aort damarını tek tek sergilemiş, plastik damar eklenmiş aort damarını göstermiş; beni etkiledi.

Daha buna benzer bir çok kesitler vucudumuzdan.

Ata binen bir insan vucudu ve atın vucudu, yaşlı kadın vucudu,vucudumuz saran damar ağı hepsi çok güzel sergilenmişti.

Bu sergiyi gezip çok güzel anlatan imgeleleme nin

http://http://imgetan.blogspot.com/2010/07/body-worlds.html

dediği gibi çok güzel bir sanat eserleriydi...

2 Mart 2010 Salı

VEDA

Veda filmini izlerken çok heycanlandım filimin başları güzeldi,konu güzeldi.Ancak sahneler gittikce basit geldi bana.

Evet emek var ama çok özenilmemiş bazı sahneler komik düşmüş.Mustafa da eleştirilen sofra da bir nezihlik vardı,Halide Edip Adıvar vardı,oysa burda çok basit düşmüştü sanki fikriyeyle gönül eğlendiriyorlar izlenimi vermişti.Ata nın oynadiği zeybek fiyaskoydu sanki ruh hastası ayyaş biri oynuyordu.Filim bittiğinde ben üzülerek ayrıldım acemice buldum açıkcası daha özenip daha güzel sahneler çekilebilirdi...

Umarım bundan sonra filimler daha özenli olur Atatürke yakışır filimler olur.Bizler Atatürk sevgisi ile büyüdük.Yeni nesilere de Atamızı layıkı ile anlatmak kısmet olsun derim...

5 Ocak 2010 Salı

AVATAR




Pazar günü avatar filmini izlemek için sinemaya gittiğimizde yer yoktu.Ancak rezarvasyon düşerse o da çok az ihtimal.
Ama 2 kişilik düştü bir tanesi önde bir tanesi ortada.Ön sıradakine eşim geçti bende orta sıradakine.
İlk yarı bitmeden eşimin yanındakiler salondan çıktılar:)beğenmediler galba banada yer açıldı tabi:)

Film güzeldi bir rüya alemiydi ama ihtiraslı insanların mahvettiği bir alem.
Avatar ı ilk gördüğümde açıkcası biraz huylandım nasıl izliyeceğim bunları diye düşündüm.
Ama filmi izledikce öyle sevimliydilerki.Tabiyatla aralarında nasıl güzel bir ahenk vardı
hayran kaldım ruhum dinlendi.Allahım insan oğlu nasıl vahşi yarattıklarına karşı diye düşündüm.
O sevimli yaratıkların insanlar karşısındaki verdikleri mucadelede gözlerim doldu insanlığımdan utandım.
Filimin üç boyutlu olması çok güzeldi ormanın içinde gezdim resmen.
Kötü tarafı savaş olması ölüm olması.Sevmiyorum savaş filimlerini acıtıyor insanı.

Bugün 21.30 da istanbula çocuklarımın yanına uçuyorum.Kızım yılbaşında iki gün gelip bizi heycanlandırdı sevindirdi gitti.
Bakalım ne zaman döneceğim...

16 Kasım 2009 Pazartesi

SELAM OLSUN



Yaklaşık bir senedir çeşitli bloggerları okuyorum.Çok güzel paylaşımlar izledim.Bloggerlar dan tanışanlar,toplanıp yeni bir blogger oluşturanlar (hamarat diva),yemek tarifleri,hamileler,çocuklu
lar sevgililer,evlenenler,daha neler neler.Sanki aynı sokakdaki komşuların renkli hayat paylaşımı.
Sevgi dolu saygı dolu...Tamda güvensizliğe düştüğüm sırada ilaç gibi geldi.Güldüm,hüzünlendim,
yemekler denedim,sanal olarak gezdim tozdum :) Ben çevremdekilerden başkalarına güvenemezken aslında hiçde az olmadığımızı gördüm(sevgi,saygı,paylaşım da).

Veeeeeeeee bende katılmaya karar verdim.Yaptığım güzel tarifleri fikirlerimi,gezilerimi.paylaşmak istiyorum... Gelecekte; paylaştığım güzelliklerin bir hatıra defteri olsun bu bloger.


Şimdilik Selam olsun bu güzel dünyaya...